Hamilelikte Neymiş Dedirten Emzirme Dönemi

Hamilelikte Neymiş Dedirten Emzirme Dönemi

Hamilelikte Neymiş Dedirten Emzirme Dönemi

Hamilelikte Neymiş Dedirten Emzirme Dönemi

İlk günler ilk saatler değil, ben günlerce emzirmeyi başaramadım.

Hamile kaldıktan sonra işin en büyük külfeti 9 aylık süre sananlardandım. 9 ay boyunca karnımın içinde bebeğimi taşırken , önceleri ayda bir sonra ise bir kaç ayda bir ultrason ile bebeğimi görerek  ve neredeyse her gün “ keşke evde ultrason olsa bütün gün izlesem” diyerek, kafamdaki binlerce soruya cevaplar aradım. 55 kiloluk bedenimin 85 kiloya çıktığı bu yolculukla daha büyük bir zorluk olması mümkün değildi, doğum yapacaktım ve ta tamam hersey bitecekti. Sonrası yokuş aşağı, ne var canım bir bebeği emzirmede uyutmada yıkamada alt değiştirmede, asıl olay görmeden dokunmadan onunla 9 ay aynı bedende yaşayabilmekti. Yatamamak, yatınca kalkamamak, yediklerim acaba ona yarıyordu yoksa zararlımı diye düşünmek, hepsi bitmişti, doğal doğum ile bebeğimi dünyaya getirdim kucağıma aldım benden mutlusu yok…

Hı hııı evet … !

O muhteşem anı yaşadık, fotoğraflarımızı çektik, ten teması, ilk kontroller, kendime gelmem derken “ hadiii” dedi hemşire, hadi ne ?! Diyesim geldi de ikimizinde neden bahsettiğini anlıyorduk, tamam canım ne var bunca ay olumlamalar yapmışım, meditasyonlar,bloglar, kitaplar videolar,kurslar tabiki herşeyi çok iyi biliyorum ve dedim ya zoru başarmışım siz bana neden söz ediyorsunuz … Aliyim canım çocuğumu şöyle bir göğsüme koyiyim zaten o hoop magnet gibi emmeye başlayacak, bebeği göğsüme itinayla yerleştirdik, tüm dünya tarafından kabul edilen, doğal yolla hersey kendiliğinden olur methodlarının hepsini uyguladık, yok emmiyor, bu çocuk emmiyor, mememe koyduğum an kızgın sobaya dokunmuş gibi ciyak ciyak bağırıyor,kafasını itiyor, ağzını açıp kavrayacağı anda çığlık kıyamet yok alamıyor memeyi. Doğumdan haftalar önce başlayan süt sızmalarım yerini kuru çöllere bırakmıştı, e emmeyince sütte gelmiyormuş. Öyle böyle derken hemşire kolosturumu alma çabasıyla göğsümü stres topu gibi sıkarken bir yandan da “ çok üzgünüm canını yaktığımı biliyorum ama bu onun için çok değerli” demeyi ihmal etmiyordu. Bildiğim İngilizceyi de doğumda unuttuğum için söylediklerini anlıyormuş gibi yapıp, cevap beklediğinde “hıı” diye kalıyordum.Emziremediğime mi gerileyim, emzirme danışmanını anlayamadığımamı bilmiyorum.Öyle böyle kolostrum geldi , ama yok bu bebek emmiyor , tek kelimeyle kabus gibi ilk zamanlardı. Yaman’ın sarılık olma ihtimalini düşünmek bile istemediğimden mama direnişimi başlatmak sonlandırdım ve verdik mamayı . Bu bebek aç ve doyuramazsak o yoğun bakıma sende burada kalmaya devam cümlesiyle karşılaşınca o anda sütlü içer mamamı içer herşey önemini yitirdi. 

İlk günler ilk saatler değil, ben günlerce emzirmeyi başaramadım. Doğum yaptığım hastane bana soracak olursanız belki de dünyanın en iyi hastanesiydi, insana değer, bebeğe değer, ambiyans, hizmet , ekipman, her şey kusursuzdu. Hastanenin doğum öncesi kursları olduğu gibi , doğum sonrası emzirme kursu da vardı. Haftanın 3 günü aksatmadan gittim, çünkü emziremiyordum ve göğüslerimde süt olduğunu bilmeme rağmen bebeğimi mamayla besliyordum, ahh pardon sağımı nasıl unuturum, bir yandan sağıyor bir yandan emzirmeye çalışıyor, Yaman her mememi reddettiğinde ağlama krizine giriyordum. Yok bu böyle olmayacak, herşeyi başaran ben bir bebeği emzirmeyi beceremiyorum, Amerika’da olmama rağmen emzirme lobisini arkama almıştım, göğsüne bal sür, emer kafana takma, şimdi emsin istiyorsun gün gelecek mememden insin diyeceksin, bebeğin ağzını şöyle tut, memeni böyle sık derken yok kardeşim bu iş olmuyor noktasında kalmaya devam ediyordum. Emzirme kursundaki herkesin bebeğini emzirebiliyorken neden o kursa geldiklerini ve beni daha çok yetersiz hissettiklerini de anlayabilmiş değildim. Son güne kadar… meğerse onlar çoğunlukla sosyalleşmek ve bilgi paylaşımı amacıyla kursa geliyorlarmış. Gün geldi, madem olmuyor al bunu dedi emzirme danışmanı, elime silikon garip bir aparat tutuşturdu ve hooop Yaman mememden süt içiyor.

6 ay boyunca silikon uç kullanarak emzirdim. Medella’nın silikon ucunu, Türkiye de ne yazıkki satılmıyor , ancak yurtdışından getirtebilirsiniz . Hiç pişman değilim, hiç zorluk yaşamadım, benim için tek önemli şey onun anne sütü içebilmesiydi, varsın aramızda bir aparat olsun fark etmezdi. Hayatım boyunca pratik ve kolay yolu seçtim. Kendime dert aramadım dert gördüğüm herseye hep çare bulmanın yollarını aradım. Silikon göğüs ucunun benim için tek kabusu “ ya yanımda değilse , unuttuysam” dı, 6 ayı öyle böyle devirdik, bir gün tatlı arkadaşım Selen “bir denesene belki onsuz emer” dedi, bunu ilk kez söyleyen kişi değildi ve aslına bakarsanız bu öneriden de çok sıkılmıştım. Ama o kıramayacağım kadar tatlı biri olduğu için ilk kez “denedim canım almıyor” açıklamamı cebimden çıkarmadım ve hadi deneyelim diyesim geldi, hoop Yaman silikon uç olmadan mememde, bir 7 ayda öyle emzirdim 13 aylık olduğunda Yaman’ın bütün dişleri çıkmıştı. Biz de bu vesileyle meme ile ilişkimizi sonlandırdık .

İşte benim emzirme sürecimden bir kesit, anne olmanın her aşaması ayrı deneyim ayrı dünya, doğumdan sonra iş bitti herşey çok kolay diye düşünmeniz güzel bişey fakat benim naçizane tavsiyem hamilelik sürecinizde bol bol ilk günler emzirme de nelerle karşılabileceğinizi araştırıp hazırlıklı olmanızdır. Umarım bunların hiçbiri yaşanmadan bebeğiniz elektrik süpürgesi gibi memenize yapışır. Ha yapışmazsa da hayatta herşeyin çaresi var nasılsa.

Sevgiler

Sibel GÜR

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

Lütfen oylayın*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir